Türkiye’de Yazar Olmak-1

Dünkü blog girdisinde bahsi geçen söyleşi üzerine… “Türkiye’de Yazar Olmak”, Selim İleri ile Ayşe Kulin’in anılarına dayanarak, özellikle yayın dünyasında var olmanın zorluklarına değindikleri bir söyleşi niteliğindeydi. (TÜYAP Kitap Fuarı, 7 Kasım 2009)

Her iki yazar da çok istekli görünmüyordu. Bir talihsizlik olmuş, Selim İleri, söyleşi öncesinde teyzesinin ölüm haberini almış.. Haliyle durgun ve üzgündü. Genel yapısındaki sakinlikle konuştu yine de.

Selim İleri

Ayşe Kulin, Selim İleri

Anılarından yola çıktı. Kendi kuşağının yayın dünyasında yer alma macerasının Ayşe Kulin’in yaşadığı deneyimle benzerlik gösterdiğini söyledi. Geçmişte, kurşun dökülen harflerle basılan kitapların zahmetli ve maliyetli sürecinde, yayınevlerinin genç yazarlara genelde kapalı olduğunu, bugünkü kuşakları kendilerine göre daha şanslı bulduğunu belirtti. Lisedeki Fransızca ve edebiyat öğretmenlerini (edebiyat öğretmeni Rauf Mutluay) yad etti ve kendi üzerindeki emeklerini vurguladı. Onların desteğiyle, edebiyat çevrelerinde daha kolay yer almış. Cemal Süreyya’nın, “Dergiler, edebiyatın atardamarıdır.” sözünü hatırlatarak, o atardamarlarda yayın dünyasına nasıl tutunduğunu örnekledi. Dergilerde yer alması, yolunu kısaltmış ve hedefe daha kolay ulaşmasının önünü açmış.

İlk kitabı Cumartesi Yalnızlığı  sayıca az basılmış ve ilgi görmemiş. Her Gece Bodrum’la tanınma öyküsünü de paylaştı Selim İleri. Romana kendi koyduğu ad, Bu Gece ve Her Gece iken, Attila İlhan, Her Gece Bodrum başlığını, satış açısından daha iyi bulmuş ve önermiş. Dediği çıkmış. 40 yıldır yazı aracılığıyla geçimini sağlıyor olabilmesini de bir şans olarak niteledi. Bunun ülkemizde özellikle geçmişte pek mümkün olmadığını, herkesin başka geçim kaynaklarıyla boğuşmanın yanısıra edebiyata da zaman ayırmak durumunda kaldığını anlattı.

Ayşe Kulin ve Selim İleri, siyasi düşünceleri ve edebiyat çizgileriyle yayın dünyasında nerede durdukları yönündeki soruları da yanıtladılar. Her iki yazar da hayatları boyunca muhafazakâr bir düşünce yapısına sahip olmadıklarını belirtti. Selim İleri:

“Kafa yapısı itibariyle asla sağda olmadım. Ben hâlâ insanlığın ancak ileriye bakarak gelişeceğine inanıyorum.”

dedi. Bir soru üzerine, Zaman gazetesinde yazmasının saf değiştirme olarak algılanmaması gerektiğini söyledi.

İlgili yazı:

“Türkiye’de Yazar Olmak”