Edebiyat Günü…Yazının Ortak Paydasında…

Yarın bizim için özel bir gün… Altı yıldır kesintisiz sürdürülen “edebiyat günü”nün bu yılki konukları; Mario Levi,  Roni Margulies, Haydar Ergülen, Buket Uzuner, Osman Şahin, Burhan Günel, Yiğit Okur ve Süheyla Acar… Aslında, Nedret Gürcan da vardı konuklarımız arasında ama rahatsızlığı dolayısıyla gelemeyeceğini öğrendik.(EK: Dört konuk geldi; Roni Margulies, Haydar Ergülen, Buket Uzuner, Burhan Günel)

Buket Uzuner’in Yolda’sını,  Süheyla Acar’ın Yağmurun Yedi Yüzü ve Mario Levi’nin Karanlık Çökerken Neredeydiniz romanlarını geçen yıl okumuştum. Bloga notlar da düşmüştüm. Romanını okuyunca, özellikle Süheyla Acar’ı merak etmiştim. Mario Levi’nin dili beni büyülemişti. Yolda, kıskandıran yolculuklara davetiye gibiydi. Yarın her biriyle aynı ortamı solumak güzel olacak. Haydar Ergülen’in şiirlerinden neredeyse hiç bıkmadan her gün bir tane ekleyebilirim aslında bloga; sadece kendimi tutuyorum. Yine de o da birkaç kez bu satırlara konuk oldu.

Osman Şahin’le, Mersin Üniversitesi’nde bir söyleşide aynı platformu paylaştık. Burhan Günel’le, bir imza gününden tanışıklığımız var ve devamında farklı edebiyat ortamlarında karşılaşmışlığımız… Yarın beni görünce şaşıracaktır. Nedret Gürcan’ın Şairler Yaprağı dergisini tanıtan akademik bir yazım vardı benim; dolayısıyla kendisiyle de tanışıyorum. Geçen gün ben dersteyken zümreyi aradığında hakkımda güzel şeyler söylemiş. Gıyabında hem teşekkür ederim hem de acil şifalar dilemek isterim.

edebiyat günü

İlk söz Buket Uzuner’in olunca, tüm konuşmaların kesişim noktası da kendiliğinden ortaya çıktı: Yolculuk…

Buket Uzuner’den seçilen kitap, Yolda idi; dolayısıyla, sözü Yolda çevresinde genişletti, Uzuner. Adı geçen kitabın, yolculukların ötesinde metaforik bir anlam da içerdiğini; çünkü zaten hayatın genelde de bir yolculuk olarak nitelendirildiğini söyledi. Sitesinde yer alan bir söyleşisindeki vurguyu yineledi: Merak…

Kendi gezme merakını, çocukluğunda haritalara ilgisini, haritalarda gözü kapalı işaretlediği yerlere dair bilgileri ansiklopedilerden okuyuşunu örnekledi. Tüm konuşması, dün de yazdığım gibi, yolculuklara açık davetiye niteliğindeydi.

Çocuklarla Buket Uzuner’in sitesinde gezinirken, okumayı durdurup sormuştum:

-Sadece bir sırt çantanız ve özgüveniniz var. Yolculuklara çıkmayı göze alır mısınız?

Bir çırpıda çıkabileceğini belirtenler de oldu; yanına para ya da arkadaş isteyenler ve dil bilmek gerektiğini söyleyenler de… Hiç ilgilenmeyen de…

İnterrail ve interjet soruldu Buket Uzuner’e. Tren yolculuklarını tercih ettiğini söyledi. “İnterbalon”u(!) da tercih edeceğini söyledi. Kapadokya’da geçen yazı hatırlayıp gülümsedim.

Uzuner’in konuşmasından aklımda kalan birkaç şey daha:

“Bazen konuşmayı sadece bir kişi için yapmış oluyorsunuz. Bir cümleniz, o bir kişinin hayatını etkileyebiliyor. Bu bile yeterli oluyor.”

“Bilmek ansiklopedilere özgüdür. Artık her şeyi googlelayabiliyorsunuz. Anlamak daha önemli. Anlamak, dünyadaki bütün insanların gözyaşlarının tuzlu olduğunu öğrenmek demek…”

Buket Uzuner’i etkileyen beş kadın romancı: Sevgi Soysal, Adalet Ağaoğlu, Tomris Uyar, Tezer Özlü, Sevim Burak…

Burhan Günel de bu konuşmaya atfen, başka bir yolculuktan, yazı içinde yol alıştan söz edeceğini söyledi. Bütün Zamanlar’ın öyküsünü anlattı. Bu kitabın, insanlığın beşbin yıllık yolculuğunu anlattığını belirtti. Geniş bir özet ve bilgi sundu.

Yazının Ortak Paydasında-2